İşbirliğini Geliştirme
11.12.2020    |    521

Gümrük ve Ticaret Prosedürlerini Uygulamada Yeknesaklık ve İlgili Sınır İdareleri Arasında İşbirliği: Ülkelerin kendi topraklarında eşyanın teslimi ve gümrük işlemlerinin tamamlanması için sınır prosedürlerinin ortak olması, merkez ve taşra arasında uygulama birliği olması ve yine belgelerin de prosedürler kapsamında farklı olmaması gerekmektedir.

Diğer taraftan bahse konu gereklilik, ülkelerin eşyanın mahiyeti ve cinsine veya ulaşım aracına dayalı olarak prosedür ve istenilen belge şartlarını farklılaştırmasını; risk yönetimine bağlı olarak eşyalar için prosedür ve istenilen belge şartlarını farklılaştırmasını; ithalat vergi ve harçlarından tümüyle veya kısmı muafiyet sağlamak için prosedür ve istenilen belge şartlarını farklılaştırmasını; elektronik başvuru veya işlem uygulamasını ve Sağlık ve Bitki Sağlığı Önlemleri Anlaşmasına uygun bir biçimde prosedür ve istenilen belge şartlarını farklılaştırmasını engellemeyecek bir düzenleme niteliği taşımaktadır.

Türkiye’de eşyanın teslimi ve gümrük işlemlerinin tamamlanması için yeknesak sınır ve belge düzenleme prosedürleri bulunmakla birlikte, gümrük mevzuatının bütün gümrük idareleri tarafından yeknesak bir şekilde uygulanmasının denetlenmesine yönelik etkin bir sistem bulunmamaktadır.

Diğer taraftan; uluslararası literatürde Tek Durak Noktası olarak ifade edilen ve aynı araç ya da eşya üzerinde gümrük idarelerince gerçekleştirilmesi gereken gümrük kontrolleri ile genel dış ticaret ve emniyet mevzuatından sorumlu diğer sınır idarelerince gerçekleştirilmesi gereken taşıma vasıtalarına, sürücülerine ve yolculara yönelik gümrük, ulaştırma, pasaport, göç denetimleri ile ithalat, ihracat ve transit eşyasına yönelik sağlık, çevre, standartlar, gümrük, tarım, hayvan ve bitki sağlığı gibi konularda yapılan kontrollerin tek bir yerde yapılması ticaretin kolaylaştırılması açısından önem taşımaktadır.

Genel olarak bakıldığında, Türkiye’de gümrük idaresince yapılan kontrollerin hem hareket idaresinde hem de sınır idaresinde mükerrerlik arz etmekte ve bu durumun dış ticaret işlemlerinde gecikmelere sebebiyet vermekte, sınır kapılarında dış ticaret işlemleri açısından etkin sınır yönetimini ve koordinasyonu sağlayacak kurumun net bir şekilde belirlenmemiş olup, bu konuda mevzuatta da yetki karmaşası bulunmaktadır.

Eşyanın uluslararası ticaretinin sağlık, çevre ve güvenlik standartlarına tabi olması ve bu standartların farklı yasal düzenlemeler çerçevesinde belirlenmesi nedeniyle, bir ülkenin sınırından geçişi sırasında eşya o ülkedeki sınır geçiş işlemlerinden ve kontrollerinden sorumlu birçok farklı idare tarafından kontrol ve incelemeye tabi tutulmaktadır. Eşyanın tesliminin kolaylaştırılmasıyla güvenlik standartları arasında bir denge kurulmasını da göz önünde bulundurarak bu idareler arasında işbirliğinin sağlanması ve sorumlulukların iyi belirlenmesi, kontrol ve incelemelerde tekrarlardan kaçınılması ve etkinliğin arttırılması açısından önem arz etmektedir.

Türkiye’de hâlihazırda uluslararası literatüre tam anlamıyla uygun tek durak uygulaması bulunmamaktadır. Bununla birlikte Kapıkule Kara Hudut Kapısında “Tek Durakta Kontrol Projesi” yürütülmekte olup, projenin amacı, yolcuların ve yük taşıyan araç ve sürücülerin gümrük hizmeti verilmesine ilişkin tüm işlemleri ile diğer kurum ve kuruluşların mevzuatlarından kaynaklanan bazı kontrollerin de koordineli bir şekilde aynı yer ve zamanda yapılabilmesini sağlamaktır.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın iznine tabi eşyanın sevkiyat öncesi bildirim formunun firmalar tarafından sunulmasına rağmen, ürünün inspektörler tarafından mesai saatleri dışında kontrol edilmesini zorunlu kılan kesin bir mevzuat hükmü bulunmamakta, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın hudut kapılarındaki altyapı yetersizlikleri nedeniyle mesai saatleri dışında yapılması gereken kontrollerde aksaklıklar yaşanmaktadır.

İthalat ve ihracat işlemlerinde elektronik ödemelerde sorun yaşanması halinde alternatif bir ödeme yöntemi bulunmamaktadır.

2011 yılında yayımlanan Elektronik Gümrük İşlemleri Acil Durum Tebliği Seri No:1’in 10 uncu maddesindeki uygulama usul ve esaslarının belirlenmemesi nedeniyle, Tebliğ uygulamaya geçirilememiştir.

KISA VADEDE;

Ø Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlükleri ve İl Müdürlüklerindeki idare amirleriyle ve diğer personelle tüm kamu kurumları, özel kuruluşlar ve işletici kuruluşlarla yaşanan sorunlara yönelik anket yapılacaktır.

Ø Bölge müdürlüklerinde sivil toplum örgütleri ve diğer sınır idaresi temsilcileriyle ayda bir değerlendirme toplantıları yapılacaktır.

Ø Elektronik Gümrük İşlemleri Acil Durum Tebliği Seri No:1’in kısa süreli yaşanan sıkıntılara da çözüm üretebilecek şekilde revize edilmesi hususunda çalışma yapılarak, 10. Maddede belirtilen usul ve esaslar belirlenecektir.

Ø Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından, yapılan resmi kontrollerin hızlı, etkin ve kesintisiz bir şekilde yapılabilmesi için, ihtiyaç duyulan altyapı ve teknik gereklilikler konusunda, gerektiğinde Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile birlikte, mevcut durum analizi yapılacaktır.

ORTA VADEDE;

Ø Sınır idareleri arasında işbirliğini güçlendirme amaçlı; Gümrük ve Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda tek durak noktasında kontrollerin gerçekleştirilmesi için gerekli çalışmalar yapılacaktır.

Ø Kara Hudut Kapıları Master Planı Pilot Projesi uygulanacaktır.

Bununla birlikte, tek durak uygulamasının iyileştirilmesi yönünde siyasi iradenin desteğinin sağlanamaması ve kamu kurumlarının sınır geçiş noktalarında yaptıkları çalışmalarda yetki devrinde bulunmaya yanaşmaması, etkin bir tek durak uygulamasının hayata geçirilmesi önünde birer risk unsuru teşkil etmektedir. Ayrıca, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı personeline yapılacak anketlerden çıkacak sonuçların personel üzerinde baskı unsuru olarak kullanılmasının önlenmesi noktasında gerekli özenin gösterilmemesi, anketlerin gerçek durumu ortaya koymasının önünde bir risk oluşturmaktadır.

Yabancı Ülke Gümrük İdareleri İle İşbirliği: Dış ticarette eşyanın gümrük ve ticarete dair işlemlerini hızlandırmak, sadece ülke içinde ilgili kurumların görev alanında yer alan prosedürlerini basitleştirmesi ve teknoloji kullanımını değil, aynı zamanda ticaret yapılan ülke veya transit ülkesi ile de işbirliği yapılmasını ve mümkün olduğu ölçüde bu ülkeler ile de gümrük ve ticaret prosedürlerini basitleştirme, gerektiğinde kolaylıklara ilişkin karşılıklı tanıma anlaşmaları imzalanması, veri değişimi yapma, gümrük mevzuatı ihlallerini engellemeye yönelik anlaşmalar yapılması, ortak gümrük kontrollerinin gerçekleştirme şeklinde işbirliği yapılmasını gündeme getirmektedir. Bu türden işbirlikleri bir yandan toplum, hayvan ve bitki sağlığını korumayı aynı zamanda karşılıklı ticarette bürokrasinin azaltılmasını hedeflemektedir.

Beyanname bazında bilgi değişimi amacıyla, gümrükten-gümrüğe işbirliğine gidilmesi yasal ticaretin işleyişi açısından önemli bir uygulamadır.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca, diğer ülke gümrük idareleri ile çok yönlü ilişkilerine yasal altyapı sağlamak, yasal ticareti destekleyip yasa dışı ticaretle etkin mücadele etmek amacıyla Gümrük Alanında İşbirliği ve Karşılıklı İdari Yardım Anlaşmaları (KİYA) imzalanmaktadır.

Gümrükten-gümrüğe işbirliği bakımından; bu anlaşmalar kapsamında, gümrük beyannamesi ve ekinde yer alan belgeler üzerindeki verilerin doğruluğu konusunda veri değişiminde bulunulmaktadır. Anlaşma hükmü de bu bilgilerin değişimini zorunlu kılmaktadır.

Aralık 2017 itibarıyla bir tanesi çok taraflı olmak üzere toplam 66 adet KİYA imzalanmıştır. Bunlardan 55 Anlaşma yürürlüğe girmiştir. Diğer 11 Anlaşmanın (Azerbaycan, Umman, Brezilya, Tunus, Bangladeş, Yemen, Karadağ, Libya, Katar, Arjantin, Vietnam) yürürlüğe girmesi için gerekli iç onay prosedürleri devam etmektedir. Diğer taraftan, muhatap ülkelerin bu Anlaşmaların kendi ülkelerinde iç onay işlemlerini tamamlamamaları bir risk unsuru olarak değerlendirilmektedir.

Son dönemlerde KİYA kapsamında bilgi taleplerinin artması, eşyanın teminata bağlanarak serbest dolaşıma sokulmasında sıkıntı doğurmaktadır.

Diğer taraftan gümrük işlem ve prosedürlerinin uyumlaştırılarak mükerrer işlemlerden doğan maliyetlerin azaltılmasının bir diğer yolu da uluslararası literatürde Ortak Kapı olarak adlandırılan ortak gümrük kontrolü uygulamasıdır.

Bir ülkenin gümrük personeli, sınır polisi tarafından gerçekleştirilen işlemlerin yanı sıra eşyanın niteliğine göre yapılacak sağlık, bitki sağlığı, veteriner ve ulaştırma hizmetlerine ilişkin personel tarafından yapılan kontrollerin çıkış yapan ülkenin yanı sıra, giriş yapılan ülke tarafından da tekrar gerçekleştirilmesi ticareti zorlaştıran önemli etkenler arasında yer almaktadır.

Bu kapsamda sınır geçişleri esnasında sınır ülkeleri kamu idareleri arasında işbirliği yapılması, işlemlerde mükerrerliğin önlenerek ortadan kaldırılması ve sınır geçişlerinin kolaylaştırılmasında ortak kontrollere dayanan Ortak Kapı uygulaması ticaretin kolaylaştırılmasında önemli bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır.

Türkiye’ye bakıldığında esasen Ortak Kapı modelinden esinlenen ancak Kara Hudut Kapılarının Ortak Kullanım Projesi olarak nitelendirilen model kapsamında, Gürcistan, İran ve Suriye ile Çerçeve Anlaşmalar imzalanmış, bu Anlaşmalardan Gürcistan ve İran ile imzalanmış olan Anlaşma yürürlüğe girmiştir. Bu Anlaşmalar, yolcu ve araç bilgilerinin varış öncesi veri değişimine dayanmaktadır.

KISA VADEDE;

Ø Ortak kapı modelinin komşu ülkelerle uygulanmasının faydaları ve yaratabileceği handikaplar üzerinde üniversiteler bünyesinde bir analitik çalışma yapılacaktır.

ORTA VADEDE;

Ø Yürürlüğe girmemiş olan KİYA’ların iç onay süreçleri tamamlanacaktır.

Bu kapsamda, Muhatap ülkelerin kendi ülkelerinde KİYA’ların iç onay işlemlerini tamamlamamaları gibi bir risk mevcuttur.

Transit Serbestisi: Transit serbestisi, önemli bir ticaretin kolaylaştırılması önlemidir. Bu durumun temel sebebi, birçok ülkenin denize çıkışı olmayan ülke olması ve sınır ötesi ticaretini başka ülkelerin kara sahasından geçerek yapması zorunluluğundan kaynaklanmaktadır. Kimi zaman ise, birtakım ülkelerin denize çıkışı olsa dahi, kara yolu veya demir yolu ile taşımacılık farklı sebeplerden ötürü daha ekonomik olabilmektedir. Bu nedenle, ayrımcı uygulamalara izin vermeyen bir transit serbestisi, günümüz uluslararası ticareti bakımından etkin bir ticaretin kolaylaştırılması uygulaması olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye uygulaması incelendiğinde; ikili ve çok taraflı karayolu ulaştırma anlaşmaları hükümlerine halel getirmeksizin, uluslararası anlaşma hükümlerine uyumlu olmakla beraber, mütekabiliyet hükümlerine de uygun olarak ülkemizce zaman zaman transit serbestisi konusunda gerekli görülen tedbirler alınabilmektedir.

Diğer taraftan, ülkemiz taşımacılarının diğer ülkelerde gerçekleştirdiği transit taşımalarda, AB ülkeleri (Macaristan, Avusturya, Romanya, Yunanistan, İtalya, Slovenya, Bulgaristan) ve Rusya tarafından transit ticareti kısıtlayıcı ve ilave maliyet yaratıcı önlemler alınmaktadır. Diğer ülkeler tarafından transit geçişler için güzergah ve mod dayatması yapılmaktadır.

Ayrıca, gemi ve havayolu uygulamalarının aksine, uluslararası karayolu taşımalarında profesyonel sürücü vizelerinin yüksek maliyeti ve kalış süresi kısıtlamasının sıkıntılara yol açmakta olduğu değerlendirilmektedir.

Konuyla ilgili olarak, TIR Sözleşmesi çerçevesinde hareket ve varış gümrük idarelerinin sayısının sınırlanması, taşımalarda ilave maliyetlere sebep olmaktadır. Üçüncü ülkelerce, geçiş belgelerine transit ticareti ve transit geçişi kısıtlayıcı kota sınırlaması getirilmektedir. Benzer şekilde, Türk taşımacılarından transit geçiş için ücret talep edilmektedir.

Ulusal transit mevzuatı ile Ortak Transit Sözleşmesinde yer alan asıl sorumlu/rejim hak sahibine ilişkin hükümler farklı yorumlanabilmektedir.

ATA Karnesinin transit taşımalarda kullanılmasına ilişkin mevzuat düzenlemesi bulunmasına rağmen, Türkiye Gümrük Bölgesi üzerinden üçüncü ülkelere yapılan transit işlemlerinde uygulaması bulunmamaktadır.

Söz konusu bulgular ışığında, KISA VADEDE;

Ø Transit serbestisi konusunun Avrupa Birliği çerçevesinde gümrük birliğinin bir parçası haline getirilmesi; ayrıca tüm ikili, bölgesel ve uluslararası platformlarda bu yöndeki çalışmalara ağırlık verilmesi sağlanarak konu hakkında yoğun lobi faaliyetleri yürütülecektir.

ORTA VADEDE,

 Merkezi gümrükleme uygulamasına ilişkin gerekli teknik ve mevzuat altyapısı oluşturulacaktır.

Transit serbestisine ilişkin olarak, konunun üçüncü ülkelerin de işbirliğini gerektirmesi, üçüncü ülkeler ile işbirliğinin mevcut uluslararası konjonktüre bağlı olarak siyasi politikalarla yakın ilişkisinin bulunması, bilhassa Gümrük Birliği konusunda, AB ile işbirliğinin başta Kıbrıs sorunu olmak üzere birçok açıdan sorunların giderilmesine bağlı olması gibi riskler mevcuttur.